Gündemdeki kavramlar: siyonizm ve siyonist (2)

Hz. Musa, İsrailoğulları’nı Firavun’un elinden kurtardı ve Kızıldeniz’i geçirerek, Sina Dağı’nın bulunduğu çölde kırk yıl dolaştırdı. Yeni nesil ile kuzeye, yani bugünkü Filistin’e doğru hareket etti. Kendisi Filistin’e giremeden vefat edince, kavmin başına halefi Yoşua geçti ve Filistinliler’i oradan çıkararak oraya yerleştiler.

Daha sonra, dinin hükümlerine hakkıyla riayet etmedikleri için, Filistinliler’e yenildiler ve oradan kovuldular.
O sırada onlara Peygamber olarak gönderilen Samuel, onları tekrar düzeltti, birliği sağladı ve bir krallık kurdu. Ondan sonra onun yerine geçen Hz. Davud, bugünkü Kudüs’ü başşehir yaptı. Bu krallık en muhteşem devrini Hz. Süleyman döneminde yaşadı. Hz. Süleyman, başşehir Yaruşalaym’da (Kudüs’te), “Siyon Dağı”nın üzerinde, meşhur “Süleyman Mabedi”ni inşa ettirdi. Yahudi geleneğinde bu Mabed’e “Beyt Hamikdaş” (Kutsal Ev) denilir.

Allah tarafından Hz. Süleyman’a bildirilmiş olan yerde inşa edildiğine inanılan bu Mabed’in, Yahudi dinindeki yeri çok önemlidir. Günümüze bu Mabed’in ancak “Batı Duvarı”; Yahudiler’in “Ağlama Duvarı” dedikleri yer kalmıştır ve bu duvar hâlen ziyaret edilmektedir. Mukaddes kitapları olan Eski Ahid’de ve bunun ilk beş kitabını teşkil eden Tevrat’ta, yerine getirilmesi sadece (bu) Mabed’in varlığına dayanan yüzlerce emir yer almaktadır. Belirli ibadetler ancak bu Mabed’in ve Yahudi din adamlarının varlığı ile mümkün olabilmektedir. Dolayısıyla, bu Mabed olmaksızın Yahudi dininin gereklerini yerine getirmenin imkanı yoktur.

(Siyonizm ve Türkiye, Doç. Dr. Yaşar Kutluay, Koloni Yayınları, İstanbul, 2000)

Yazan: Şeref Aziz TAHA

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*