Finlandiya ile ilgili bilgiler

Konum: Kuzey Avrupa’da bir İskandinav ülkesidir.

Komşuları: Doğusunda Rusya, kuzeyinde Norveç ve batısında İsveç’le komşudur. Batısında Botniya ve güneyinde Finlandiya körfezlerine kıyısı vardır. Estonya Finlandiya Körfezi’nin karşısında yer alır.

Başkenti: Helsinki.

Etnik Grupları: %90 Finlandiya yerlisi, %10 diğer.

Vize: Türkiye’den vizeli gidiş zorunludur.

Resmi Dili: Fince.

Din: %70’in üzerinde Hristiyan, diğer dinler islam ve yahudilik.

Yönetim Şekli: Üniter Cumhuriyet. (Yarı Başkanlık Sistemi) Cumhurbaşkanı ve Başbakan.

Para Birimi: Euro (€) EUR

Yüzölçümü: 338.424 km2

Nüfus: 5.528.737 kişi (2020)

Saat: Türkiye ile aynı.

Yemek Kültürü: Rus mutfağı ile hemen hemen aynı olup, ekmek çeşitliliği zengindir. Domuz eti ile yapılan kalakukko yemeği meşhurdur. Deniz ürünleri de oldukça çok tüketilmektedir.

Ekonomi: Gelişmiş ülkeler grubunda.

Şehirleri: 112 şehir mevcuttur. Bunlardan bazıları: Helsinki, Oulu, Turku, Tampere, Espoo, Vantaa, Rovaniemi, Lahti.

İklimi: Kuzey iklimi hakimdir. Kışlar soğuk ve uzun dönem içerir. O yüzden tatil için en uygun aylar Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarıdır.

Tarihçe: Finlandiya’da insan yaşamı MÖ 9000’de Son Buzul Dönemi’nin ardından başladı Taş Devri’nde çeşitli seramik kültürleri ortaya çıktı. Tunç ve Demir çağlarında diğer Fennoskandiya ve Baltık kültürleriyle ilişkiler güçlendi. 13. yüzyıl sonlarından itibaren Kuzey Haçlı Seferleri’nin bir sonucu olarak Finlandiya İsveç’in egemenliği altına girdi. 1809’daki Finlandiya Savaşı’nın ardından ülke Finlandiya Büyük Prensliği adı altında Rusya’ya bağlı özerk bir yönetim hâline geldi. Bu dönemde Fin ulusal sanatı büyük bir atılım gerçekleştirdi ve bağımsızlık fikri yayıldı. 1906’da Finlandiya genel oy hakkını tanıyan ilk Avrupa ülkesi, dünyada ise tüm yetişkinlere seçilme hakkı veren ilk ülke oldu. Son Rus çarı olan II. Nikolay, ülkeyi Ruslaştırmak ve özerkliğini sonlandırmak istediyse de, 1917 Rus Devrimi’nin ardından Finlandiya bağımsızlığını ilan etti. 1918’de yeni kurulmuş ülke Fin İç Savaşı’nı yaşadı. II. Dünya Savaşı sırasında Kış Savaşı ve Devam Savaşı’nda Sovyetler Birliği’ne karşı, Laponya Savaşı’nda ise Nazi Almanayası’na karşı savaştı. Savaşların ardından ülke, topraklarının bir bölümünü kaybetti ancak bağımsızlığını korumayı başardı.

Finlandiya 1950’lere kadar bir tarım ülkesi olarak kaldı. II. Dünya Savaşı’nın ardından ülke bir yandan hızla sanayileşmiş ve gelişmiş, bir yandan da İsveç modelini örnek alan bir refah devleti inşa etmiştir. Sonuç olarak refah tabana yayılmış ve ülke yüksek bir kişi başına gelire sahip olmuştur. 1955’te Birleşmiş Milletler’e katılmış ve tarafsızlık politikası ilan etmiştir.1969’da OECD’ye, 1994’te NATO’nun Barış için ortaklık programına, 1995’te Avrupa Birliği’ne, 1997’de Avrupa-Atlantik Ortaklık Konseyi’ne ve 1999’da Euro bölgesine girmiştir.

Finlandiya eğitim, ekonomik rekabet, sivil özgürlükler, yaşam kalitesi ve insani gelişme gibi birçok uluslararası değerlendirmede lider konumundadır. 2015’te ülke Beşeri Sermaye Raporu ve Basın Özgürlüğü Endeksi’nde birinci sırada yer almış, Kırılgan Ülkeler Endeksi’nde 2011-2016 yılları arasında art arda en sağlam ülke, Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda da en eşit ikinci ülke olmuştur. Ayrıca 2018, 2019 ve 2020 yıllarında Dünya Mutluluk Raporu’nda zirvede yer almıştır. (Kaynak: wikipedia.org)

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*