Azerbaycan ile ilgili kısa bilgiler

Konum: Batı Asya ile Doğu Avrupa’nın kesişim noktası olan Kafkasya’da yer alan bir ülke. Güney Kafkasya’nın en büyük yüzölçümüne sahip.

Komşuları: Kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Gürcistan, batısında Ermenistan, güneyinde İran, doğusunda Hazar Denizi bulunur.

Resmi Dili: Azerbaycan Türkçesi. (Gürcüce, Lezgice, Ruşça, Ermenice ve Avarca gibi dillerde kullanılmaktadır)

Etnik Gruplar: %91,6 Azerbaycanlı, %2 Lezbiler, %1,30 Ruslar, %1,30 Ermeniler, %3,80 Diğer .

Yönetim Şekli: Partili yarı başkanlık Sistemi, Üniter Cumhuriyet. (Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Meclis Başkanı)

Yüzölçümü: 86.600 km2

Nüfus: 10.127.874 (2019)

Para Birimi: Manat.

Dini: %97 Müslüman.

Şehir Sayısı: 77 Şehir mevcuttur. Bunlardan bazıları: Bakü, Gence, Sumgayıt, Mingeçevir, Lenkeran, Nahçivan, Şirvan, Şemkir, Şeki, Yevlah, Haçmaz, Ağdam, Celilabad, Hankendi, Ağcabedi, Şamahı, Füzuli, Salyan, Berde ve Neftçala.

Ekonomi: Petrol Ekonomide ön planda yer almaktadır. Gelişmekte olan ülkeler arasında.

Tarihçe: Azerbaycan’daki en eski insan yerleşimleri Taş Devri’ne kadar uzanır, bu yerleşimin bulgularına Azıh Mağarası’nda rastlanmıştır ve Kuruçay kültürü adıyla tanınır. Albany, 252’de Sasani İmparatorluğu’nun yasal bölgesi haline geldi ve Kral Urnayr, dördüncü yüzyılda devlet dini olarak Hristiyanlığı kabul etti. Devlet, çok sayıda Sasani ve Bizans fethine rağmen dokuzuncu yüzyıla kadar bölgede varlığını sürdürdü. Safavilerin ardından, bölge yine Türk kökenli olan Afşar Hanedanlığı’nın yönetimine girdi. Nadir Şah’ın ölümünün ardından ise bölgede kendi yönetimini sağlayan sayısız hanedan ortaya çıktı. Bu hanedanların yöneticileri İran Şahının tebası konumundaydı. Hanedanlar aynı zamanda, Orta Asya ve Batı arasındaki ticaret yollarının kontrolünü de ellerinde bulunduruyordu. Bölge ilerleyen tarihlerde Kürt kökenli olan Zendler ve yine Türk kökenli Kaçarlar tarafından yönetildi. 18. yüzyılın sonlarına doğru, Rusya güneydeki komşuları (aynı zamanda rakip devletleri) olan Osmanlı ve İran’a karşı daha saldırgan bir jeopolitik duruş sergilemeye başladı ve büyük kısmı İran’ın elinde bulunan kafkasyayı ele geçirmeye çalıştı. 1804 yılında, Ruslar Ganja kasabasını işgal ederek İranlıları buradan çıkardı. Bu adım 1804 ve 13 yılları arasında sürecek Rus-Pers savaşının da fitilini ateşledi.  Askeri anlamda büyük bir güce sahip olan Ruslar bu savaştan galip çıktı. Savaş sonrasında imzalanan Gülistan antlaşması gereği Kaçarlar; Gürcistan ve Dağıstan ile pek çok hakanlığı bırakmak zorunda kaldılar.

İlerleyen yıllarda, Ruslar Gülistan Antlaşması’nı ihlal ederek İran’a ait Erivan Hanlığı’nı da ele geçirdi ve  iki ülke arasında yeniden savaş başladı. Bu savaş 1826 ve 1828 yılları arasında sürdü. Savaşın sonunda imzalanan Türkmençay Antlaşması gereğince Kaçarlar; Erivan, Nahçivan ve Talış Hanlıkları üzerindeki üzerindeki egemenliklerini yitirdiler. Böylece bugünkü Azerbaycan topraklarından, İran kontrolü altında olan son kısım da yitirili. Kafkasya topraklarının İran’dan Rusya kontrolüne geçmesiyle beraber bu iki egemenlik arasındaki sınırı Aras Nehri oluşturdu. Bu durum SSCB’nin çözülüşüne kadar devam etti.

Kaçarlar, 19. yüzyıln başında bugünkü Azerbaycan topraklarını da içeren Kafkasya bölgesini Rusya’ya bırakmak zorunda kaldı. (Kaynak: Wikipedia.org)

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*