Melikşah Dönemi Akınları ve Anadolu’da İlk Yerleşimler

Sultan Melikşah ‘ın hükümdarlığının ilk yılı olan 1072 senesi, amcası ve Kirman meliki olan Kavurt bey ile mücadele ile geçmiştir. Bu mücadele sırasında Anadolu’nun şarkını işgal etmiş olan Türkmen boy ve ulusları, başlarında Selçuklu şehzadeleri olan Kutalmış oğulları ile büyük Türk emirlerinden Tutuk ve Artuk Beyler ile Kızılırmak’ı geçerek orta Anadolu’yu istilâya başlamışlardır.

Romanos Diyogenis’in yerine geçen İmparator Mikhail Dukas, şark orduları kumandanlığına tayin ettiği İsak Komnenos’u muharebeye memur etti. Onun kardeşi Alexis’de ona katıldı. 1073 senesinde Türk orduları orta Anadolu şehirlerini istilâya başlamışlardır. Bu istilâyı idare eden Kutalmış oğulları Sultan Melikşah’a karşı isyana hazırlandılar.

Bu mücadeleler sonrasında Kutalmış oğulları Anadolu’nun fethine memur olmuşlar ve fethedecekleri memleketlerin hükümdarlık menşurunu Sultan Melikşah’dan almışlardır. Kutalmış oğulları olarak adlandırılan bu kardeşlerin dördünün adı bilinmektedir; Mansur, Süleyman, Alp Yülük, Dolat (Devlet).

Kutalmış oğulları maiyetlerindeki Türkmen boy ve ulusları ile Anadolu’nun Bizans elinde kalan yerlerini açarlarken, diğer taraftan Sultan Melikşah ‘ın emri ile bu şehzadelerin maiyetinde fütuhata memur olan Artuk, Tutuk, Afşin, Dilmaçoğlu Mehmet, Tarankoğlu, Davdavoğlu gibi beylerde Anadolu’da gazada bulunuyorlardı. Mikhail, amcası Yuanis Dukas’ı şark ordularına kumandan tayin ederek, Orta Anadolu’yu işgal ile Sakarya’yı geçmiş olan Türkler durdurmağa memur etti.

Yeni başkumandan önce Ursel’i itaat altına almaya çalıştı ama ona mağlup olarak esir düştü. Ursel esir başkumandana zorla imparatorluğu kabul ettirerek Üsküdar’a kadar ilerlemesi ile Bizans İmparatorluğu korkarak Türklerden yardım istemek zorunda kaldı.

Bu yardım için Artuk Bey ordusu ile Orta Anadolu’dan Bitinya’ya doğru ilerledi. Yuanis ile Ursel Artuk Bey’e esir oldular. Yuanis fidye-i necat verilmesi ile kurtarıldı ama Ursel tutsak kaldı. Ursel serbest kalır kalmaz Armenyak temine yani Amasya ve Niksar taraflarını zapt etmeye hazırlandı. İmparator hem bu sorundan kurtulmak hem de Türklerin istilasını durdurmak amacıyla Alexis Komnenos’u şark orduları başkumandanlığına getirdi. Bunun üzerine Ursel Türk emri Tutak’ın yanına giderek ittifak teklif etti ve maiyetindeki Frank kuvvetlerini Türk ordusu ile birleştirip Bizans’ın elindeki bütün memleketlerin fethini teklif eyledi. Fakat diğer taraftan Alexis de Tutak’a hediyeler ve murahhaslar göndererek ağır bir para karşılığında Ursel’in kendisine teslimini rica etti. Tutak Bey hediyeleri kabul ederek Ursel’i teslim etti.

Türk orduları bir taraftan Galatya, Frigya, Likaonya ve Paflagonya ülkelerindeki şehir ve kasabaları zapt ederlerken diğer taraftan Anadolu’nun cenubundaki ülkeleri de Kutalmış oğullarından Süleyman fethediyordu. Fırat kenarındaki Birecik’i karargâh ittihaz eden Süleyman Antakya’ya karşı yürüdü.

Eski İmparator Diyogenis’in oğlu Konstantin ile Antakya valisi İsak Komnenos ona karşı çıktılarsa da bunlardan Konstantin telef ve İsak esir oldu. Süleyman ağır bir fidye-i necat alarak esiri serbest bıraktı. 1074’den itibaren Yeşilırmak ve Kelkit havzasının fütuhatının Emir Artuk tarafından başladığı bilinmektedir. Şebinkarahisar ile Erzincan ve havalisinin, Divriği mıntıkasının Emir Mengücük tarafından 1074 itibariyle açılmaya başlandığı bilinir. Erzurum ve Çoruh havzalarının da 1074’den itibaren Emir Ebu’l-Kasım tarafından zapt edildiği muhakkaktır.

Yalnız Teodosyopolis denilen bugünkü Erzurum gibi bazı müstahkem bölgeler biraz daha sonra alınmış ve hem Erzurum hem de Kars bir defa daha Gürcülerin eline düşmüş ve sonra tekrar fethedilmiştir. Orta Anadolu’nun batı kısmını ve Eğe denizine kadar olan mıntıkaları ise Kutalmış oğullarından Melik Mansur fethediyordu.

1071’den itibaren Suriye’de Türkmenler tarafından fethedilmeye başlanmıştır. Suriye fütuhatını yapmış olan Türkmen Beyi Atsız ile 1074’te Akka’yı ve Suriye sahil şehirlerinden bir kısmını fetheden emir Şökli’nin arası açılmıştır. 1075’te Şökli Kutalmış oğullarına müracaat ederek Selçuklu ailesinden olması dolayısıyla Suriye hükümdarlığına kendinin layık olduğu, Atsız’ın Selçuk oğullarından olmaması dolayısıyla hükümdarlıkta hiçbir hakkı olmadığını bildirip Suriye’ye çağırdı.

Kutalmış’ın oğlu yanında küçük bir kardeş ve amcaoğlu ile Suriye’ye gelip Tabariye’de bulunan Şökli ile birleşti. Atsız bunu duyunca derhal onların üzerine yürüdü ve muharebede galip geldi. Şökli telef olurken Kutalmış oğulları Atsız’ın eline esir düştüler. Süleyman da Suriye’ye gelerek Halep şehrini muhasaraya başladı.

Halep hükümdarı Nasr b. Mahmut kendisinin Sultan Melikşah ‘ın tâbilerinden olduğunu söyleyerek ve birçok hediyeler vererek muhasarayı kaldırttı. Süleyman Atsız’a haber göndererek kardeşlerini ve amcasının oğlunu istedi ise de Atsız olayı Sultan Melikşah’a bildirdiğinden cevap gelmeden onları veremeyeceğini söyledi. Atsız bu iki kardeşi ve amcalarının oğlunu gelen emir üzerine Bağdat şahnesi ve oradan da Isfahan’da bulunan Sultan Melikşah’a gönderdi.

Kutalmışoğlu Süleyman Antakya’yı kuşatarak 20.000 altın vergiye bağlamış ve sonrasında da Halep havalisinde birçok işler yaparak Membiç kalesini uzun bir muhasaradan sonra Bizans muhafızlarının elinden geri almıştır. Melikşah Anadolu’da fütuhat ile meşgul olan emirlerden Artuk Bey’i Anadolu görevinden almıştır.

Artuk Bey’in Anadolu’dan alınarak Irak’a verilmiş olmasının sebepleri bilinmemekle beraber olayların gidişatından bu emirin Kutalmış oğulları ile geçinemediği ve Kutalmış oğullarından Sultan’a onun itaatsizliği hakkında yaptıkları şikâyet üzerine yerinin değiştirilmiş olduğu tahmin edilmektedir. Artuk Bey yerine Anadolu’ya Emir Danişmend gönderilmiş o fütuhatları daha ileriye götürmeyi başarmıştır. 1077’de el-Cezire’de bulunan Gümüştekin Urfa ve Nizip’teki Bizans kuvvetlerini bozguna uğratmıştır.

Bizans imparatorluğunun işleri 1077’den itibaren büsbütün altüst olmuştu. Rumeli kıtasındaki Bizans ordusu kumandanı Nikefor Briyennios kendisini imparator ilan ettiği gibi, Anadolu’daki orduların kumandanı olan Nikefor Botanyates de aynı zamanda kendisini imparator ilan etti ve bu ikincisi doğruca İstanbul’a yürümeğe hazırlandı. Bizans İmparatoru Mikhail Dukas ve taraftarları Orta Anadolu’yu açmış olan Kutalmış oğulları Mansur ile Süleyman’a haber göndererek para karşılığında yardım istediler.

Daha önce imparatora iltica etmiş olan Erbasgan Kutalmış oğullarına gelerek onlarla görüşmesi Nikefor Botanyates’in serbestçe yoldan geçip onlarla görüşüp gerekli yardımı aldı ve önce İznik şehrini işgal etti sonra İstanbul’da krallık tacını giydi. Yeni İmparator, Rumeli’de imparatorluğunu ilan etmiş olan Nikefor Briyennios ile mücadele etmek için Türk şehzadelerden yardım istemek mecburiyetinde kaldı.

O sırada karargâhlarını Porsuk çayının etrafında kuran Mansur ile Süleyman kardeşler yeni imparatora yardımda bulunmak üzere bulundukları yerden hareketle İstanbul şehrinin karşısına kadar geldiler ve imparatora yardım kuvvetleri verdiler. Fakat bu iki prens Boğaziçi’ne geldikten sonra arkalarında bıraktıkları bütün Anadolu’ya artık kendi ülkeleri olarak bakmaya başlamışlardır.

Arap müverrihleri Mansur ile Süleyman kardeşlerin biraz sonra aralarının bozulduğundan ve Süleyman’ın Mansur’u mağlup ederek bütün memleketi aldığından Anadolu’ya yayılmış olan bütün Türkmen boylarını kendi etrafına toplamış olduğundan bahsederler.

Gerçekten de zamanla Anadolu hâkimiyetini paylaşmayan bu iki kardeşin arası şiddetle açılmıştı. Süleyman, kardeşinin isyana hazırlanmakta olduğunu büyük metbu olan Sultan Melikşah’a bildirmiş ve o da, o esnada İstanbul sarayında misafir olarak kalmakta bulunan Mansur’un öldürülmesi için İmparatora bir elçi göndermiş ama İmparator sözünde durmamış ve Mansur Anadolu’ya dönerek kardeşi ile mücadeleye başlamıştır. S

üleyman tekrar büyük Sultan Melikşah’a Mansur hakkında şikâyette bulunmuştur. Melikşah ’da Emir Porsuk’un kumandasında olmak üzere Anadolu’ya büyük bir ordu göndermiş ve bu ordu Süleyman’ın kuvvetleri ile birleşerek Mansur’un kuvvetleri ile muharebeye tutuştu. Malatyalı Ebul Ferec’in Süryani Vekayinamesi’nde Porsuk ile Mansur muharebeye bir son vermek için teke tek mübareze ettiklerini ve Porsuk’un hilesi ile Mansur’un telef olduğunu nakleder.  

YAZAN: EDA ÇELİK-ALİMSÖZLÜK

KAYNAK: TÜRKİYE TARİHİ SELÇUKLULAR DEVRİ – MÜKRİMİN HALİL YİNANÇ

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*