Bir Müfessir, bir Tefsîr: Zemahşerî ve Keşşâf Tefsîri

Bir Müfessir, bir Tefsîr: Zemahşerî ve Keşşâf Tefsîri

Zemahşerî (1075-1143)

Zemahşerî, Melikşah devrinde, Harezm bölgesindeki Zemahşer’de dünyaya gelmiştir. Çocuğunda geçirdiği bir kazadan dolayı bir ayağı kesilmiş ve geri kalan hayatını takma bacakla sürdürmüştür.
İslam’a ait ilk bilgilerini babasından almıştır.

İlk ve en önemli hocası, dil konusunda uzman olan Mahmud b. Cerir Dabbî’dir. Dabbî, Mutezile mezhebinin görüşlerini benimseyen bir âlimdi. Zemahşerî de onun fikirlerinden etkilenmiştir. Hocası onu desteklemiş ve devlet adamlarına tanıtmıştır. Tanıttığı devlet adamlarından birisi de Nizâmu’l-Mülk’tür. Ama Zemahşerî ondan beklediği ilgiyi görememiştir. Bunda, Zemahşerî’nin Mutezile mezhebinin görüşlerini benimsemesinin etkisi olmuş olabilir.

Zemahşerî ilk olarak, bir ilim merkezi olan Buhara’ya gitmiş; orada çeşitli hocalardan Fıkıh Usulü, Fıkıh, Hadîs, Tefsîr, Kelâm, Mantık, Felsefe ve Arapça dersleri almıştır.
Daha sonra Horasan’a, oradan Isfahan’a geçmiş ve orada Melikşah’ın oğlu Muhammed ile tanışmıştır.

Zemahşerî’nin ilim hayatında Bağdat’taki Nizâmiye Medresesi’nin önemli bir yeri vardır. Bir ara Mekke’ye gitmiş ve Mekke Şerifi İbn Vahhas ile tanışmış, onun teşvikiyle Keşşâf ismini verdiği tefsirini yazmaya başlamıştır. Bu arada Arap Yarımadası’nı dolaşarak çeşitli kabilelerin dillerini ve geleneklerini öğrenmiştir.
Zemahşerî, itikatta Mutezile, fıkıhta ise Hanefî mezhebinin görüşlerini benimsemiştir. Mutezile mezhebine ait görüşlerinden dolayı birçok eleştiri almıştır.
Tefsîr, Hadîs, Fıkıh, Kelâm, Nahiv, Edebiyat gibi alanlarda eserler vermiştir. “Keşşâf”, akla ilk gelen dirayet tefsirlerinden biridir.

Bir Müfessir, bir Tefsîr: Zemahşerî ve Keşşâf Tefsîri (2)

Zemahşerî’nin bütün İslam âleminde tanınmasını bu tefsir, Keşşâf, tefsir tarihinde bir dönüm noktası olmuş; lehinde ve aleyhinde birçok söz söylenmiştir.
Bu tefsirde, Kur’an’ın kullandığı kelime, kavram ve deyimler, daha önce yazılmış eserlerden istifade edilerek geniş bir şekilde açıklanmıştır.

Şiirler, ayetlerin anlamını tesbit etmek için delil olarak kullanılmış; kelimelerin okunuş (kıraat) farklılığına temas edilerek, ayetlerin farklı anlamları verilmiştir.
Keşşâf, Mutezile mezhebinin görüşlerini benimseyen bir âlimin tefsiri olmasına rağmen, Sünnet Ehli Müslümanların medreselerinde en çok okutulan ve kendisinden en çok istifade edilen bir Tefsîr olmuştur. Şeyhülislam Ebu’s-Suud Efendi’nin İrşâdu’l-Akli’s-Selîm; Nesefî’nin Medâriku’t-Tenzîl; Kadı Beydavî’nin Envâru’t-Tenzîl ve son devir müfessirlerinden Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirinde Keşşâf’ın etkileri son derece açıktır.
(Prof. Dr. Halis Albayrak, Ders Notları)

(Prof. Dr. Halis Albayrak, Ders Notları)

Yazan: Şeref Aziz TAHA

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*