Kur’an Mesajının İskeleti ve Semantik Alanlar

Kur’an Mesajının İskeleti ve Semantik Alanlar (Kelimelerin Kazandıkları Anlam Dereceleri)

Kur’an mesajının iskeletini elde edebilmek için, onu peşin bir fikre sahip olmaksızın okumalıyız. Yani onu, Müslüman âlimlerin, kendi mezheplerinin eğilimlerine uygun biçimdeki yorumların etkisi altında değil, bizzat Kur’an’ın kendi sistemi içinde; Peygamber’in ve Arkadaşları’nın anladıkları şekilde anlamalı; bu hedefe adım adım yaklaşmaya çalışmalıyız.

Kur’an’ı bu şekilde okurken anladım ki, Kur’an, her biri özel bir semantik alan teşkil eden, birbirine zıt birçok mesajın üzerine kurulu büyük bir sistemdir. Bu, aktörleri arasında sürekli zıtlık bulunan bir sistemdir.
Bu açıdan en önemli zıtlığı, Allah ile insan arasındaki münasebet meydana getirmektedir.

Kur’an’a göre Allah, sadece en üstün varlık değildir; aynı zamanda, var denmeye layık olan tek gerçek varlıktır; evrende kendisine denk olabilecek hiçbir şey yoktur. Varlık kuramı bakımından Kur’an’ın dünyası, çok açık bir biçimde Allah-merkezlidir. İnsan da dahil olmak üzere bütün varlıklar O’nun yaratıklarıdır ve varlık sıralamasında O’nun altındadırlar. O’na karşı gelebilecek hiçbir şey yoktur.

Bundan dolayı Allah, en yüksek odak kelimedir; bütün semantik alanlara, dolayısıyla bütün sisteme hakimdir. Buna rağmen Kur’an, Allah kadar insana da dikkat çekmektedir. İnsanın mahiyeti, görevi ve kaderi gibi konular, Kur’an’ın temel konularındandır. Taşıdığı bu özel önemden dolayı insan, Allah kavramı karşısında ikinci bir kutup teşkil etmektedir. (Allah’ın zıddı anlamında değil, taşıdığı önem dolayısıyla Allah’ın karşısında bir kutup olmaktadır. Yani en önemli kutup Allah ise, diğeri de insandır).

(Kur’ân’da Tanrı ve İnsan, T. Izutsu, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

Yazan: Şeref Aziz Taha

Reklam

1 geri izleme / bildirim

  1. Kur’an Mesajının İskeleti ve Semantik Alanlar (2) – ÂLİM SÖZLÜK

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*