Kur’an kavramları: şehâdet, şehîd, şâhid (3)

• “Şehîd” sıfatı, sadece, “kafirler tarafından öldürülmüş olan kimseler”e hasredilemez; hayatını Allah yoluna vakfetmiş, yaşantısıyla bunu ortaya koymuş olan her mümin-müslüman için de kullanılabilir.

• Allah’tan, düşmanın silahıyla öldürülmeyi dilemek caiz değildir. Ama genel anlamıyla “şehîdlik” dilemek caiz ve meşrudur.

• Asıl manasıyla Peygamberler’in hepsine ve hayatları müslümanların güzel şehadetine/tanıklığına mazhar olmuş olan her müslümana (Hz. Ebû Bekir gibi) – normal bir şekilde de ölmüş olsalar- “şehîd” demek caizdir. Bunu söylemekle, Allah yolunda öldürülmüş olan müminlerin “şehîd” olduklarını inkâr etmiş olmuyoruz. Onlar, hayatlarını Allah yolunda noktalayan müslümanlar olarak, daha üstün bir “şehîdlik” örneği ortaya koymuşlardır. Fakat en yüce şehîdler, şüphesiz ki Peygamberler’dir.

(Kur’an ve Sünnet Üzerine Makaleler, Hikmet Zeyveli, Bîrûn Yayıncılık, İstanbul, 2003)

Yazan: Şeref Aziz Taha

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*