Islah Hareketinin Bilge Önderi

Aliya İzzetbegoviç: “Islah” Hareketinin “Bilge” Önderi (1925-2003) (6)

Aynı şekilde, insanların “maddî” ihtiyaçlarını karşılamak için “akıl”dan istifade edilebilir; ama insan sadece “akıl sahibi” bir varlık değildir; onun aynı zamanda bir de “kalbi” vardır. Nitekim sadece akıl ile hareket edildiğinde, “fedakârlık” anlamsız bir davranış olur. Halbuki tarih boyunca, insan, fedakarlık yaptığı ölçüde “insan” olabilmiştir. Dolayısıyla ahlak, “din”e ve “insan”a ait bir şeydir. Sadece akıl ve bilim ile hareket eden bir “medeniyet”in ahlaktan uzaklaşması boşuna değildir.

Onun söyleminde öne çıkan husus, genel olarak “ifrat” ve “tefrit” (aşırılık) noktalarının tesbiti ve bunlardan kaçınmanın gerekli olduğudur. Ona göre, tek başına ne Doğu ne de Batı insanların sorunlarına çare olabilir.

Çare, “sentezci” bir yaklaşım öneren “İslam Yolu”dur.
Bu noktada onun tarzı, Muhammed İkbal, Malik bin Nebî ve Ali Şeriatî ile benzeşmektedir. Bu dört sembol şahsiyet de, Batı insanının İslam’a davet edilmesi gerektiğine inanmakta ve eserlerini buna uygun bir dille yazmaktadırlar. Çünkü, küreselleşmiş bir dünyada, İslam’ın hakikatleri “küresel bir dil”ile anlatılmalıdır.
(Sembol Şahsiyetler, Kürşad Atalar, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

Yazan: Şeref Aziz TAHA

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*