Aliya İzzetbegoviç: Islah Hareketinin Hikmetli Önderi

Aliya İzzetbegoviç: ‘Islah’ Hareketinin ‘Hikmetli/Bilge’ Önderi (1925-2003) (2)

Hikmetli/Bilge Önder

Aliya İzzetbegoviç, öncelikle bir ‘eylem adamı’dır. Onun bir ‘düşünce adamı’ kimliği de vardır ve bu yönü de hayli kuvvetlidir. Kimilerinin ifâde ettiği gibi, o, esas itibariyle düşünsel meselelerle uğraşan ve şartların zorlamasıyla aktif siyasî hayata girmiş birisi değildir; tersine, gençliğinden itibaren devamlı bir mücadele içindedir. Bunun nedeni bellidir. O, etrafı ‘düşmanlar’ ile çevrili bir coğrafyada yaşamaktadır ve inancı uğrunda mücadele vermesi gerektiğininin bilincindedir.

Bundan dolayı, daha lise yıllarında iken, Balkan Müslümanlarının haklarını korumak için mücadele veren Genç Müslümanlar teşkilatına üye olmuş ve çalışmalarına aktif bir şekilde katılmıştır. O, Müslüman Dünyası’nın uyanışının ancak, yeni Müslüman düşünürlerin ve âlimlerin önderliğinde ve organize bir çaba sonucunda mümkün olabileceğine inanmakta ve bunun için ‘çalışmak’ gerektiğine sürekli vurgu yapmaktadır.

Bu temel düşüncesinden dolayı, Bosna’daki Müslüman halkın İslamî yönden bilinçlenmesi ve organize bir faaliyet yürütmesi için sürekli gayret etmiş ve Bosna Savaşı’nda da üzerine düşeni yapmıştır. O, başarının iki unsura bağlı olduğuna inanmaktadır. Bunun ilki ‘eğitim’, ikincisi de ‘organize çalışma’dır. Ama bu çalışma ‘halk ile beraber’ olmalıdır; çünkü, halktan kopuk hareketler başarıya ulaşamaz.

Bosna savaşı sırasında, bu görüşünü hayata geçirme imkanı bulmuş ve halkının desteğini almış bir lider olarak Bosnalılar’ın hakları uğrunda izzetli bir savaşım vermiştir.

Onu, ‘hikmetli/bilge bir lider’ olarak tanımlamak gerekir. Çünkü bilge kişi, sebep ile sonuç arasındaki bağlantıyı doğru kurar ve bunun neticesi de genellikle ‘başarı’ olarak tecelli eder. Savaş boyunca Boşnaklar’ı acımasız bir şekilde katleden Sırp ve Hırvatlar’a ‘misliyle mukabele’ yapılmasını teklif edenlere olumsuz cevap vererek, ‘biz, savaşı haklılığımızla kazanacağız’ demesi, onun ‘bilge’ bir siyasî kişilik olduğunu gösterir.

Aynı şekilde, ‘hikmet/bilgelik’, kişiyi ‘öngörü’ sahibi de yapar. Nitekim o, Yugoslavya’nın dağılacağını öngörmüş ve gelişmeler onun bu görüşü doğrultusunda olmuştur. Çünkü o, dünyadaki gelişmeleri izlemekte ve ardından da bir ‘siyasî’ değerlendirme yapmaktadır.

Onun, savaş çıkmadan önce, halkı organize edip silahlandırırmaya çalışması da, onun ‘hikmetli’ liderliğinin bir başka örneğidir. O, Sırplar’daki ‘ırkçı’ duyguların depreştiğini görmüş ve bunun sonucunun nereye varacağını kestirmiştir. Onun almış olduğu bu tedbir sayesinde, Bosnalılar, Sırp işgaline direnebilmişlerdir.

(Sembol Şahsiyetler, Kürşad Atalar, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

Yazan: Şeref Aziz TAHA

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*