Alâ’iyye (Alanya) Kalesi’nin Fethi

YAZAN: EDA ÇELİK- ALİMSÖZLÜK

KAYNAK:  İBN BÎBÎ’NİN ‘EL EVÂMİRÜ’L-ALÂ’İYYE Fİ’L-UMÛRİ’L-ALÂ’İYYE’ ADLI ESERİ

Sultan Alâeddin Keykubad fetihlere başlamak isteyince Emir Eseddin ve Mübarizeddin Ertokuş Antalya ve yapısını anlattıktan sonra yıldızlara değen kalenin Sultan’a taht olması konusundaki söylemleri üzerine bu fikir Sultan’a da uygun geldi ve 1223’de hareket emri verdi. Yer gök asker doldu, Sultan orduyu üçe ayırdı. Birinci grup sarp kayaları zıplayıp geçecek, ikinci grup deniz tarafından savaşa girecek, üçüncü grup gemilerle kale üzerine yürüyecek.

Kalenin sahibi Kyr Vart bunu haber alınca yapacak bir şey olmadığını görerek beklemeye ve sabretmeye başladı. Sultan’ın emriyle ordu Kolonoros Dağı’na çıktı ve dağın üzerinde savaşa tutuşuldu. Ertesi gün ordu kale etrafını sararak ok atışına başladı, mancınıklar da çalışınca kale halkı perişan hale geldi. Kuşatma iki ay devam etti. Sultan nafile namazı kılarak Allah’a fethi sordu. Melek yüzlü biri kaleyi alacağını ona müjdeledi.

Aynı zamanlarda kalenin sahibi Kyr Vart adamlarını çağırarak Sultan’ın ordusuna dayanamayacaklarını, onun hükmüne girmenin doğru olduğunu söyleyerek güzel konuşan birini elçi olarak Antalya Sübaşısı Mübarizeddin Ertokuş’a gönderdi. Mübarizeddin Ertokuş Sultan’a giderek kaledekilerin durumunu ve aman dilediklerini anlattı.

Sultan’da onları affetti. Mübarizeddin Ertokuş’u Kyr Vart’a gönderip kulluk kemerini ona bağlaması için görevlendirdi. Kyr Vart vakit kaybetmeden bağlılığını bildirdi, Sultan Alâeddin bundan memnun kalarak bu bağı akrabalık ile güçlendirmeyi teklif etti. Sultan Kyr Vart’a Akşehir’in emirlik menşurunu ve birkaç köyün mülkiyetini verdi.

Sultan Alâeddin Keykubad böyle bir kaleyi aldığı için şükretti ve şükranının göstergesi olan bir kale yapılmasını emretti. Alâ’iyye Kalesi’nin yapımı bitince Antalya’ya yöneldi. Yolda iken Alara Kalesi’ni gördü ve emirlerini buraya göndererek Alara kalesinin dünya nimetlerinden elini çeken yöneticisine mektup gönderdi.

‘Kolonoros Kalesi’ni kardeşin koruyamadı senin kalen daha yıpranmış ve aşınmış halde olduğu için düşmesi daha kolay, sen akıllı birisin bu kaleyi bize verirsen cömertliğimize mazhar olursun vermezsen cehalette bulunmuş olursun.’ diyerek uyarı da bulundu. Korkuya kapılan kale yöneticisi kulunç hastalığına yakalanarak ölünce kale halkı da korkudan burayı Sultan’ın temsilcilerine teslim ettiler.

Sultan Alâeddin Keykubad Konya’ya dönünce Konya ve Sivas’a masrafları hassa ve emirlerden karşılanmak üzere iki kale yapılmasını emretti. 1218’de kısa sürede tamamlanan kaleler Sultan’ın hoşuna gitti. Kaynakta tarih 1218 olarak verilmiş olsa da Konya Kalesi 1221, Sivas Kalesi 1224’de tamamlanmıştır. [1] Çalışmalarından dolayı adları kalsın diye ustalara adlarını taşların üzerine altın harflerle yazmalarını emretti.


[1] Turan, Osman, Selçuklular Zamanında Türkiye, Ötüken Yayınları, İstanbul, 2014, s. 685.

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*