Alâeddin Keykubad’ın Tahta Geçmesi

YAZAN: EDA ÇELİK- ALİMSÖZLÜK

KAYNAK:  İBN BÎBÎ’NİN ‘EL EVÂMİRÜ’L-ALÂ’İYYE Fİ’L-UMÛRİ’L-ALÂ’İYYE’ ADLI ESERİ

Devlet adamları bir süre İzzeddin Keykâvus’un ölümünü gizli tuttular. Bu sürede tahta kimi getirelim diye düşünürlerken Seyfeddin Ayaba Alâeddin Keykubad olması konusunda ısrar edince kabul edildi. Seyfeddin Ayaba bunu haber vermek için yol çıkarak Malatya’ya Güzerpirt Kalesi’ne ulaştı. Alâeddin Keykubad canını almak için geldiklerini sandı ama müjdeli haberi duyunca çok sevindi. Seyfeddin Ayaba, Alâeddin Keykubad’dan özür dileyerek canına bir zarar vermemesi konusunda yemin istedi. Alâeddin Keykubad’da bu konuda ahitname yazdı.

Sultan Alâeddin önce Sivas’a giderek tahta çıktı sonrasında Konya’ya doğru yola çıktı. Yolda Aksaray ve Kayseri’ye de uğrayarak karşılama alayı ile Konya’ya girdi ve saltanat tahtına oturdu. Devlet adamları bağlılıklarını bildirdikten sonra Sultan makam ve menşurları yeniledi.

Alâeddin Keykubad Selçuklu ailesinin gözbebeği, hanedanın ışığı olarak görülmüş, şanı ve büyüklüğü karşısında Müslüman ve Hıristiyan yöneticiler onu dua ve övgülerle anmışlardır. Hazine konusunda araştırma yapıp, tasarruf ve gelir faaliyetlerine dikkat ederdi. Yalancıları, hata yapan ve kurallara aykırı davrananları cezalandırırdı. Cömerttir, misafir ve elçilere iyi davranırdı. Celaleddin Karatayi’nin sözlerine göre fazla uyumaz, Kuran okur, hayır ve din işleriyle alakadar olurdu.

Haksızlığa uğrayanlara çok üzülüp gözünden yaş akardı merhameti ve adaleti ile haksızlıkları engellemeye çalışmıştır. Meliklerin tarihleri ve eski padişahların huylarını anlatan kitaplar okumayı çok severdi. Tavla, satranç, cirit, ok atışı, ressamlık ve dericilikte bilgi ve beceriye sahipti.

Halife Nasıreddin, Alâeddin Keykubad’ın padişahlığa yakışır davranışlarını haber alınca padişah hilatı, mührü, kılıcını Sühreverdi’yi elçi olarak seçip Rum memleketine göndermiştir. Alâeddin Keykubad Sühreverdi’yi görünce hapisteyken rüyasında gördüğü ve kendisine güzel haber getiren kişinin o olduğunu anladı ve çok mutlu oldu.

Sultan Alâeddin Hilafet makamından gelenleri kabul ettikten sonra orada bulunanlarla beraber Şeyh’in tarikatına girerek ona bağlandılar. Sühreverdi Malatya’da iken Daye isimli Necmeddin Razi Bağdat’tan gelerek Alâeddin Keykubat adına yazdığı bütün tarikatları ve sınıfları ele alan Mirsadü’l İbad adlı eseri ona takdim etmiştir.

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*