Kur’an kavramları: cunâh (günah)

“Cenâh”, ‘kuş kanadı’ demektir (En’âm/38). Bir şeyin her iki yanı da, “onun iki kanadı” diye isimlendirilir. Geminin iki yanı, vadinin iki yanı, insanın iki yanı denilirken “cenâhâ” kelimesi kullanılır.

  • Eğer onlar barışa meylederse (cenahû), sen de barışa meylet… (En’âm/60).
    Bu, “geminin bir tarafa yatması” anlamına gelen “cenehati’s-sefîne” deyiminden alınmıştır.
    İnsanı haktan/hakikatten başka tarafa meylettiren her isme (günaha) “cunâh” denir.
    Başları göğsün ve sırtın ortasına bağlı olan kaburgalara “cevânihu’s-sadr” denir. Bunun nedeni, ‘eğri’ olmalarıdır. (Rağıb, Mufredat: Kur’an Kavramları Sözlüğü) Kur’an’ın genelinden bir tarif çıkarmaya çalışırsak, şöyle diyebiliriz:
    “Günah”, meşruiyetini Allah’tan alan herşeye saldırmak ve meşrû olmama özelliğini yine Allah’tan alan herşeyi yapmaktır. Böyle bir tarif, temelde iki şeyi ortaya koyar: günah, ya “yap!” denilen müsbet emirler yerine getirilmeyerek ya da “yapma!” denilen yasaklar çiğnenerek işlenir.
    Bir insan günah işlediğinde, bu onun umudunun tükendiği anlamına gelmez. Aksine günah, insanın gelişmesinin bir şartı ve Allah’a yönelişinin en kuvvetli başlangıcıdır. Kur’an’ın ifadesinde, şeytan veya diğer adıyla iblis, günahla özdeşleşmiştir. Bu ifade bize şu hakikati öğretmektedir: insanın, (yaratılış) gayesine uygun bir seviyeye ulaşabilmesi için şeytanın/iblisin de özel bir işlevi vardır. Şeytana/iblise belli bir vakte kadar tanınan mühlet (Hicr/38; Sâd/80-81), insanın gelişmesi için zorunludur.
    (Sadık Kılıç, Kur’an’da Günah Kavramı, Hibaş, Konya, 1984)
  • Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*