Korkut Ata kimdir, Korkut Ata’nın adı ne?


“Dede Korkut veya Korkut Ata, Oğuz Türkleri’nin destanlarında anlatılan, bozkır hayatının gelenek ve törelerini çok iyi bilen, yarı efsanevi bir bilgedir. Tarihi kaynaklarda adı kimi zaman “Korkut”, kimi zaman “Korkut Ata” olarak da geçen Dede Korkut’un, Oğuzlar’ın Kayı ya da Bayat boyundan olduğu, İslam dininin yayılma sürecindeki kültürel değişimle birlikte bir evliya kimliğine büründüğü rivayet edilir.”

Türk düşünce sisteminde “Dede” sözcüğü halk arasında milletin menkıbe kahramanlarına ve din ulularına verilen bir unvandır (Ergin, 2009:3). Eski ozanların yerini “Baba” veya “Ata”lar almıştır. Bunlardan ilk bilinenlerinden birisi de “Korkut Ata” adlı Türk sûfisidir (Güzel, t.y.: 8).

“Türkler, bu Şeyh ve Derviş’lere eskiden beri dinî bir kıymet verdikleri Ozan’lara benzeterek, onları kolayca benimsiyorlar ve söylediklerine inanıyorlardı. Bu suretle Türk toplumu’nda Ozan’ların yerini; Bab, Baba, Ata…vb unvanlı Şeyh ve Derviş’ler alıyordu. Arslan Baba, Kokut Ata, Çoban Ata bu hatıraları yaşatan Ozan-Derviş’lerden sadece birkaçıydı.” (Güzel, t.y.: 15).

Zeki Velidî Togan’a göre Dede Korkut İslamiyet’ten önceki zamanın veziri, Hz. peygamber zamanına yetişmiş gösterilen Oğuzların ve Türklerin hakimî sayılmaktadır (Gökyay, 2000: CXVIII).

“Dede Korkut kimliğine baktığımızda, bu ozanların toplum hayatında hep bu çok yönlü özellikleri ve işlevleri ile temayüz ettiklerini görüyoruz. Onlar, bilgi birikimleri, deneyimleri, söz dağarcıklarının zenginliği, görgüleri ve yol göstericilik yetenekleri ile bulundukları toplum içerisinde birer bilge kişi işlevi yüklenmişlerdir. Toplum hayatında yönetenler ve yönetilenler, zorluklar ve yeni durumlar karşısında onlara danışmayınca iş görmezlerdi. Bu bilge ozanlar icap eden durumlarda geçmişten ve gelecekten söz etme yeteneğine sahip idiler. Ne dileseler dilediklerini Tanrı anında gerçek ederdi. Ozanların bu özellikleri onları toplum hayatında saygın bir konuma taşımıştır.” (Yıldırım 1999:505).

Türkistan’da Türk kimliğinin oluşmasında Korkut Ata’nın katkısı büyüktür.

“Dede Korkut (Korkut Ata) da hiç şüphesiz Türk devlet ve topluluklarını birleştiren ortak atalarımızdan birisidir. O, bir destan kahramanı, bilinen en eski ozan, Türklerin Oğuz ve Kıpçak kavimlerine darda kaldıkları vakit yardım eden bir veli, efsanevî bir ata ve kopuzun mucididir.” (Özkan, 2007: 285, 286).

Dede Korkut halk rivayetlerinde “aydın, berrak gözlü dev kızı” ndan dünyaya geldiği ve fiziksel özelliklerinin yine böyle olağanüstü olduğu ifade edilmektedir (Gökyay, 2000:CXX).

“Yelmaya” adlı devesiyle dünyayı dolaşmıştır. Korkut Ata/Dede Kokut; destan, halk hikâyesi, masal ve müzik, şiir, heykeltıraşlık, tiyatro, sinema, dizi film, çizgifilm gibi pek çok alanda konu olarak işlenmiştir.

Dede Korkut’un ölümü ile ilgili çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Halk rivayetlerine göre Dede Korkut yirmi yaşına geldiğinde bir düş görmüş, düşünde ona kırk yıl yaşayacağı haber verilmiştir. Bu nedenle Dede Korkut ölümsüzlük arayışına girişmiş ölümün kendisini yakaladığı yere kadar Tanrı’dan kaçmıştır. Bir diğer ifadeye göre de Dede Korkut’un karşılık beklemeden yaptığı iyilikler Tanrı’nın katında hoş karşılanmış, Tanrı ona “Sen ölümü kendin arzu etmedikçe ölmeyeceksin.” demiştir (Gökyay, 2000: CXXI). “Şahsiyeti hakkında daha ayrıntılı bilgilerin kaydedildiği Oğuznâmede de 300 yıl gibi uzun bir süre yaşadığı belirtilmektedir.” (Özkan, 2007: 287).

Kaynak: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi web sitesi

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*