İslamiyet Öncesi Hicaz Bölgesi ve Mekke’nin Yönetimi

1.      Hicaz Bölgesi ve Mekke’nin Yönetimi

  • Yazan: Eda ÇELİK-Alim Sözlük

İslamiyet’ten önceki Arap Yarımadası’na bakıldığında şüphesiz en önemli coğrafya Hicaz Bölgesidir. Hicaz’da bulunan üç şehir Mekke, Yesrib ve Taif hem İslamiyet öncesi hem İslamiyet sonrası dönem için önemli bir konuma sahiptir. Dönem itibariyle İslamiyet’ten önceki Hicaz bölgesine bakılacak olduğunda bu üç şehir yine önemini korumaktadır. Mekke, Kâbe’nin burada bulunması ve bütün Arap Yarımadası için dini bir öneme sahip olması yanında kurulan panayırlarda Arap Yarımadasında önemli bir yere sahip olmuştur.

Yesrib, ise şehrin doğal durumu dolayısıyla diğer şehirlerden farklı ve avantajlı durumdadır. Sonradan Medine ismini alan Yesrib şehri bölgede yaşayan toplulukların dini ve kökeni bakımından farklı olması sebebiyle Mekke şehrinden ayrılmaktadır. Yesrib zamanla Yahudi kabilelerinin şehri haline gelmiştir. Ticaret vasıtasıyla da çıkan anlaşmazlıklar Yesrib ’de Yahudi ve Arap kabileleri birbirine düşürmüş ve özellikle Evs ve Hazrec kabileleri arasında yıllar süren bir iç savaşa sebep olmuştur.[1]



a.      Mekke’nin Yönetimi

Mekke, Kâbe dolayısıyla kutsal bir şehirdir ve böyle kutsal bir öneme sahip şehrin idaresi bazı özel kurallarla sağlanmaktaydı. Hicaz Bölgesindeki şehirlerde kuzey ve güney bölgelerdeki gibi belli bir devlet veya hükümdarlık sistemi yoktu. Şehri idare eden zengin ve bölgede belli bir nüfuza sahip kişiler başkan oluyordu ama bunlarda bölgedeki diğer insanlardan farklı ayrıcalıklara sahip değillerdi. Kabile anlayışının hüküm sürdüğü bu şehirde başkanlık görevi aynı sülale içinde el değiştirerek devam ediyordu. Arap kabileleri, itibar kazanmak ve Kâbe yönetimini ele geçirmek için büyük mücadelelere girmişlerdir. [2] Hz İsmail döneminden başlayarak Mekke’nin yönetimini Cürhüm kabilesi üstlenmiştir. Sonrasında Mekke yönetimini devralacak olan Kureyş ailesi de Hz İsmail’in Cürhümlü kadınlarla evlenmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Cürhüm kabilesinden sonra Mekke yönetimi Huzaalılar’a geçmiştir. Bu dönemde Kâbe’ye putlar getirilmeye başlamış ve putperestlik Kâbe’de hâkim olmaya başlamıştır. Mekke’yi Huzaa yönetiminden kurtaran ve dağınık Kureyş Kabilesin bir araya getiren Kusay b. Kilab’dır.

Mekke yönetimi Kusay vasıtasıyla Kureyş Kabilesine geçmiştir. [3] Kusay Mekke yönetiminde, Kâbe’ye hac ziyaretlerinde düzenlemeler meydana getirmiş, kendisi öldükten sonrada görevleri 4 oğlu Abdüddar, Abdümenaf, Abdüluzza ve Abdülkusay ortaklaşa yerine getirilecekti ama büyük oğlu Abdüddar babasının bütün görevlerinin üzerine almıştır. Abdüddar Mekke’yi yönetip öldükten sonra onun oğulları ve Abdümenaf oğulları arasında görevler yüzünden anlaşmazlık çıktı sonrasında anlaşarak görevleri paylaşma yolunda anlaşmaya karar verdiler. Mekke’de modern anlamda bir seçim olmaksızın görevler, genellikle tevarüs yoluyla ailenin yeni nesillerine geçerdi. Kâbe’nin hemen yanında yer alan Darü’n-Nedve,idari gelenekleri yürüten Kureyş temsilcilerinin “şuraya” katıldıkları bir tür meclis görevindedir. Bu meclis, icra yetkisi olmadığı için sadece meseleleri görüşürdü. Her oymak nazari olarak bağımsızdı ve istediğini yapabilirdi.[4]



b.      Mekke ve Kâbe Yönetimi ile ilgili Görevler

  • Sidanet: Mekke’nin yöneticilik görevidir. Kâbe’nin perdedarlığı, anahtar muhafızlığı veya hâciblik ödevi olup, bu ödevi üzerinde bulunduran, en yüksek makama erişmiş sayılırdı.
  • Sikayet: Mekke’ye gelen hacılara içecek tatlı su tedariki görevidir. Cürhümlüler tarafından gömülüp yeri kaybolmuş olan Zemzem kuyusu,Abdülmuttalib tarafından bulunup yeniden kazılıncaya kadar, Sikayet ödevini üzerinde bulunduranlar uzak yerlerden içme suyu getirip onu, hurma ve kuru üzüm gibi şeylerle karıştırarak hacılara şerbet gibi sunarlardı.[5]
  • Rifade: Bu ödevi de Kusay ihdas etmiştir. Kusay, her sene Mekke’yi ziyarete gelen hacıların yoksullarına yemek vermek için Mekkelilerden yardım parası toplardı ki o bununla Kurban Bayramının ilk üç gününde yoksullara yemek dağıtırdı. Bu âdet İslamiyet devrinden çok sonralara kadar devam etmiş, halifeler ve sultanlar da her hac mevsiminde fakir hacılara yemek vermişlerdir.[6]
  • Nedve: Kusay hâkimiyeti ele geçirince danışma meclisi görevinde kabile ve aile başkanlarının ve yaşlılarının toplandığı bir meclis oluşturmuştur. Darü’n-Nedve denilen kurum savaş kararları, anlaşmazlıkların çözüme ulaştığı, evlilik törenlerinin gerçekleştiği hükümet binası görevindedir.



  • Sifaret: Elçilik görevidir. Mekkelilerin başka devlet ve kabilelerle münasebetlerinde, gönderilecek heyete başkanlık etme ödevidir.
  • Ukab ve Kıyade: Kureyş’in Ukab adlı sancağının barış zamanlarında korunup savaş zamanlarında dışarı çıkarılması görevidir.
  • Nizaret: Bir yerden başka bir yere götürülen eşyayı muayene edip mühürlü veya imzalı bir ruhsat kâğıdı vermek görevidir.
  • İsar ve Ezlam: Ezlam denilen fal oklar ı ile fal açmak ödevidir. Fal, Kâbe’nin içinde bulunan Hübel putu önünde çekilirdi. İstekler ve anlaşmazlıklar bu yolla halledilmeye çalışılırdı.
  • Yazan: Eda ÇELİK-Alim Sözlük

[1] Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi, c.1-2(çev:Memet Yazgan), Beyan Yayınları, İstanbul, 2004, s.162.

[2] Apak, Adem, İslam Öncesi Dönemde Mekke İdare Sistemi Ve Siyasetinin Oluşumu, U.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, c.10, sayı 1, 2001, s.5.

[3] Çağatay, Neşet, İslam’dan önce Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, A.Ü. İlahiyat Fakültesi Yayınları, cilt XX, Ankara, 1957,s. 77-78.

[4] Kurt, Abdurrahman, Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yönden İslam Öncesi Mekke Toplumu, U.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, c.10, sayı 2, 2001, s.101.

[5] Çağatay, Neşet, İslam’dan önce Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, A.Ü. İlahiyat Fakültesi Yayınları, cilt XX, Ankara, 1957,s. 106.

[6] Aktan, Ali, İslam Tarihi, Nobel Yayıncılık, Ankara, 2014, s. 38.

Reklam

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*