Meta-Teori

Meta-Teori

Modernitenin bir “meta-teori”si vardır. Bu teori, onun dünyayı, toplumu ve insanı açıklamada esas aldığı temelleri teşkil eder. Bu teorinin İslam tarafından sorgulanması gerekmektedir. Bu yapılabildiği takdirde, modernitenin bozulmakta olan büyüsü daha çok bozulacak; bu da, müslümanların zihni üzerinde kurduğu entelektüel hakimiyeti çatlatacak ve İslam’ın “özüne” uygun düşüncelerin hasıl olmasını kolaylaştıracaktır.

Müslümanlar, modernite ile postmodernite arasında sürmekte olan tartışmaya uzak durmaktadırlar. Halbuki bu tartışmalar, “hakikat anlayışı”na ilişkin tartışmalar olarak önemlidir. Kendileri de inandıkları bir hakikatin savunucuları olan müslümanların, bu tartışmalarda söylemeleri gereken önemli sözleri vardır.
Ciddi bir kırılmanın yaşandığı dünyada, Türkiye gibi “merkez”e yakın ülkeler, günümüzde iki farklı çözülmeyi birlikte yaşamaktadırlar.

Birisi, modernleşmenin getirdiği ve her alanda görülen çözülmedir. Yeni teknolojiler bu çözülmeyi giderek hızlandırmaktadır.

Diğeri ise, bununla eş zamanlı olarak postmodernitenin getirdiği ve bu defa da modern olanın çözülmesidir. Bu, Batı dışındaki toplumların yaşadığı çift yönlü bir krizdir. Bi durumda düşünce de, siyaset de, eski bağlamları içinde yeni çözümler üretemez.

Böyle zamanlarda elitler eriyerek yok olurlar.
Küresel kültürün bizi uyuşturmasına izin vermemeliyiz. Zihinlerimizi diri ve uyanık tutmak zorundayız. Bu ise ancak, yoğun bir entelektüel çabayla mümkündür. Bizi her yönden kuşatmış olan bu küresel kültüre, en azından zihnen yenilmemeliyiz.

(Abdurrahman Arslan, Yeni Bir Anlam Arayışı, Bilge Adamlar-2013)

Nakleden: Şeref Aziz TAHA

Reklam

1 geri izleme / bildirim

  1. Meta-Teori (2) – Âlim Sözlük

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*