Yüce Kur’ân’ın Korunmuşluğu (3)

2- Muhammed (a.s.)a vahyedilenlerin güvenilir bir şekilde bize ulaşması.

Bununla ilgili olarak M
müfessirlerimizin atıf yaptığı ayetler:

– Kimsenin kuşkusu olmasın ki, bu uyarıcı/hatırlatıcı iletiyi Biz indirdik: yine kimsenin kuşkusu olmasın ki, onu (bütün tahriflerden) koruyacak olan da yine Biziz (Hicr/9).

M. Esed
“Önceden haber verilmiş olan bu olgu, Kur’ân metninin, Hz. Peygamber tarafından tebliğ edildiği miladi yedinci yüzyıldan beri her türlü tahriften, ekleme ve çıkarmadan uzak kalmış olması gerçeğiyle, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kuvvetle doğrulanmıştır: hangi türden olursa olsun, bu kadar uzun bir süre benzer biçimde korunan başka bir kitap örneği yoktur. Belirli bazı Kur’an kelimeleriyle ilgili olarak ilk dönemlerden intikal eden ve klasik müfessirler tarafından yeri geldikçe işaret edilen okuma (kıraat) farkları, ilgili bölümün anlamında herhangi bir değişikliğe yol açmamaktadır (Kur’an Mesajı).

Mevdudi
“O Zikr’i Biz indirdik, onun koruyuKur’an’ınine Biziz. Hiç kimse onu değiştirmeye ve bozmaya güç yetiremez” (Tefhimul’l-Kur’an).

M. H. Yazır
“Yüce Allah bu ayetle, Kur’an’ın, ziyade ve noksan ile tağyir ve tahriften korunacağını taahhüt ve mahfuzan bekasını ihbar etmiştir. O halde bu vaat varken Sahabe, Kur’an’ın Mushaf’a toplanmasıyla niçin meşgul olmuştur? Çünkü hafızların ezberlemesi gibi, onların toplaması da yüce Allah’ın (Kur’an’ı) koruma sebepleri cümlesindendir. Allah onun korunmasını taahhüt ettiği için onları buna muvaffak kılmıştır” (Hak Dini Kur’an Dili).

Nakleden: Şeref Aziz TAHA