Kerîm Kur’an’ın Korunmuşluğu (2)
M. Hamdi Yazır
“Bu unutmamak, bu derece kuvvetli bir hafızaya sahip olmak da diğer bir mucize olacaktır. Nitekim bunun istikbal için vaat ve ihbarı ve öylece gerçekleşmesi de ayrıca bir mucize olacaktır.
   Böyle unutmamayı kesin olarak vaat ve ihbar etmek, Allah’ın onu unutturmaya gücü yetmeyecek demek değildir. O’nu hiçbir şey aciz bırakamaz. Fakat Allah’ın inayetiyle sen bundan böyle unutmayacaksın.
   Isam demiştir ki: yani, hiçbir vakit unutmayacaksın; ama Allah unutmanı dilerse müstesna; fakat Allah onu dilemeyecek, bundan dolayı hiç unutmayacaksın. Bu mana, Cennetlikler hakkındaki ayetin istisnası gibidir: ‘Onlar, gökler ve yer yerinde durduğu sürece – bitmeyecek bir lütfun sonucu- temelli olarak Cennette kalacaklardır. Meğer ki Rabbin (tersini) dileye’ (Hud/108).
   Ferra demiştir ki: ‘Bu istisna ile yüce Allah, dilerse unutturacağını bildirmiş (İsra/86), fakat dilememiştir’. Alusi gibi, Abduh da, Ferra’nın bu görüşünü takdirde isabet etmişlerdir” (Hak Dini Kur’an Dili).
Seyyid Kutub
“Burada müjde, Kur’an’ın ezberlenmesinin ve hafızada tutulması için gereken çabanın, Hz. Peygamber’in boynundan kaldırılmasıyla başlamaktadır. Hz. Peygamber’in görevi sadece,  onu Rabbinden almaktır. Bundan sonra onu kalbine yerleştirecek ve unutulmamasını sağlayacak olan Rabbidir. Rabbi bu konuda o’na teminat vermektedir. Ama bu teminat, ilahi iradenin özgürlüğüne engel değildir (Kur’an’ın Gölgesinde).
Nakleden: Şeref Aziz TAHA