Kur’an’ın Korunmuşluğu

Konu, iki başlık üzerinden değerlendirilecektir:

1- Muhammed (a.s.)ın kendisine vahyedileni unutmaması.

Bununla ilgili olarak Müfessirlerimizin atıf yaptığı ayetlerden biri şudur:

– Sana okutacagız/öğreteceğiz ve (öğrendiklerinin hiçbirini) unutmayacaksın. Meğer ki Allah dileye… (A’lâ/6-7).

Müfessirlerimizin bu konudaki görüşleri şöyledir:

M. Esed
Klasik müfessirlere göre bu sözler özel olarak Hz. Peygamber’e yöneliktir ve bundan dolayı, o’na Kur’an’ın öğretilmesini ve “Allah’ın (unutmasını) diledikleri hariç”, ondan hiçbir şeyin unutturulmayacağını kastetmektedir. Bu istisna cümleciği, o günden beri müfessirleri çok sıkıntıya sokmuştur. Çünkü Hz. Peygamber’e Kur’an’ı vahyeden Allah’ın, Kur’an’ın herhangi bir bölümünü o’na unutturacağını düşünmek pek makul değildir. Bundan dolayı, bugüne kadar pek de ikna edici olmayan birçok açıklama yapılmıştır. Bana göre bu ayetler, insanoğlunun nesilden nesle devredilen bilgi birikimine ve tecrübelerine işaret etmektedir (Kur’an Mesajı).

Mevdudi
“Bu ayetlerden, Kur’an’ın, Muhammed (a.s.)a indirilmesi nasıl bir mucize ise, onun ezberletilmesinin de mucize olduğu anlaşılmaktadır. Allah isterse o’na unutturabilir. Aynı husus başka bir ayette şöyle ifade edilmiştir: “Dileseydik, sana vahyettiklerimizi giderirdik…’ (İsra/86). Allah’ın Elçisi bazan bazı ayetleri unutabilir. Ama Kur’an’dan tek bir kelimeyi bile unutması mümkün değildir; çünkü Allah, Kur’an’ı korumayı Kendi üzerine almıştır” (Tefhimu’l-Kur’an).

Nakleden: Şeref Aziz TAHA