Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ile Kiracıları romanındaki apartman; köylüsünden memuruna, çiftçisinden bankacısına, kumarbazından uyuşturucu ticareti yapanına kadar her sınıftan insanı içeren bir pansiyon gibidir.  Esendal, Ayaşlı’nın apartmanındaki kiralık dokuz odada sadece farklı sınıftan insanları değil, toplumdaki değişim sancılarını da anlatır. Esendal’ın sade dili sizi öylesine içine çeker ki, okudukça apartmanın loş koridorlarına yansıyan gölgeler görürsünüz: Farklı sınıftan insanların, çarpık ilişkilerin, uzayıp giden davaların, mahkeme kağıtlarının, içkili kumar masalarının ve müdavimlerinin gölgeleri.

1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları romanı, günümüzdeki pek çok kitaptan daha anlaşılır bir dile sahip. Süssüz, gösterişsiz bir Türkçeyle yazan Esendal, başka bir yazarın iki sayfada anlatacağını bir, bilemediniz iki cümlede anlatır. Hem de büyüleyen bir sadelikle:

Fuat’ın yüzüne baktım. Onda becerikli bir adam suratı var. Açıkgöz bir çocuk. Çapkın değildir. Çapkınlıktan anlamaz da denilemez.

Patron otomobile binerken, “Fuat Efendi bizi bir yere götür, biraz eğlenelim!” dese, “Nereye efendim?” diye sormaz; yanlış kapı önünde de durmaz.”

Şoför Fuat acaba bundan daha güzel, daha öz bir biçimde anlatılabilir mi? Başkalarının onlarca sözcük ile anlatabileceği huysuz bir çocuk için Memduh Şevket Esendal “Oğlan diş ağrısı gibi!” der geçer. Kendisiyle flört eden evli bir kadını anlatırken “Ben erkek kalmak isterim. Sulantı bana düşer ama beceremiyorum, odasından da ayrılamıyorum.” diye yazar.

Esendal’ın dilindeki duruluk, okurun önündeki düşsel sahneyi genişletip anlatımı güçlendirir. Romandaki sade bir nişan töreni, havai fişekler altındaki bir törenden daha fazla işler insanın içine: “Elini istedim, uzattı. Aldım, öptüm, böylece Selime ile nişanlanmış olduk.”

Memduh Şevket Esendal, kendisine sorulduğunda, anlatımındaki sadeliği, biraz da alaycı bir üslupla şöyle açıklar: “Edebiyatı bilmediğimden, marifetsizliğimden sade yazmışımdır. Bilsem, öyle düpedüz yazar mıyım hiç? Köylü bir şeyi söylerken dikine, olduğu gibi söyler. Neden? Süslemesini bilmez, benzetmesini bilmez, anlatmasını bilmez de ondan. Marifetli insanlar öyle yapmazlar. Sözlerine, yazılarına marifetlerini sokarlar, hünerlerini gösterirler. Aslını sorarsanız marifet hayatın içinde, hayata uymayan bir şeydir. Benim dilim kısa. İstediklerimi anlatabilmek güç.”

Esendal’ın romana getirdiği yenilik, sadelikle sınırlı değildir. Esendal’ın kadın karakterleri, yaşadıkları döneme göre özgürlükçü düşüncelere sahiptirler. Ayaşlı ile Kiracıları’nda yer alan kadınlar genel olarak cinsel tercihlerinde özgür kişilerdir. Evlilikleri bile buna engel değildir. Fethi Naci, Ayaşlı ile Kiracıları romanında, karılarının başkalarıyla birlikte olmasına ses etmeyen Hâki Bey ve Abdülkerim gibi kocalar için, Türk romanında ilk kez ortaya çıkan ‘koca tipleri’ tanımlamasını kullanır. Romanın anlatıcısı olan erkek de “Ben kadın olsam kendi ekmeğimi kendim kazanmak ve gönlümün istediği zaman istediğim erkekle yaşamak yolunu tutardım!” diyecek ölçüde özgürlüklerden yanadır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde Genel Sekreterliğe kadar yükselen Esendal’ın Ayaşlı ile Kiracıları kitabında, bürokrasinin mizahla yoğurulmuş sert bir eleştirisi de vardır. Yurtdışı görevle Avrupa’ya gönderilen Hâki Bey, içinde bulunduğu komisyon işini bitirdikten sonra küçük bir iş için Almanya’ya gönderilir ancak iki yıl boyunca orada unutulur. Kimse Hâki Beyin yokluğunun farkına varmaz. Tıpkı hastanede gözüne cam batan hastanın farkına varılmadığı gibi. Esendal, hem devletteki, hem de toplumdaki değişimi mizahi bir dille gözler önüne sererken yozlaşmış ilişkilerle hantal bürokrasiyi de kıyasıya eleştirir.

Ayaşlı ile Kiracıları hakkındaki Ekşi Sözlük’te yer alan okur yorumlarından biri şöyle: “Bence Türk edebiyatının baş yapıtlarındandır. Ders niteliğindedir. Bir konu sündürmeden, süründürmeden, ifrata varmadan, ciddiyeti elden bırakmadan nasıl anlatılır sorusunun cevabı bu kitapta. Bir solukta okunur ve kof, duygusal olmayan duyguyu anlatan bir son ile biter.”

Tanım: Yazma eylemine meyledenler için ders kitabı. – (23.09.2016, elestiriye katkiya onsoz, Ekşi Sözlük)

Türkçenin Çehov’u olarak adlandırılan Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanı, edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından birisi. Esendal’ın ince mizahı, gösterişsiz dili ve büyüleyen sadeliği ile tanışmaya var mısınız?

KAYNAK: https://www.bilgiyayinevi.com.tr/turk-romanciliginda-bir-kilometre-tasi-ayasli-ile-kiracilari