Hükümdarda Bulunması Gereken Hasletler

Bir devletin ve toplumun ideal bir yapıda bulunması için hükümdarlarının da o yapıda olması gerekir.

Bir medeniyetin kurulması nasıl aristokrat kesimden başlarsa bir toplumun da gelişmesi ideal bir yapıya bürünmesi hükümdardan başlar.

Baştaki yönetici ne kadar bilgili, görgülü, ahlaklı ve vasıflıysa, bürokrasi dediğimiz devlet yöneticileri de ona yakın niteliklere sahiptir.

HÜKÜMDAR DEVLET İÇİN ÇALIŞMASI GÜVENİ ARTIRIR

Vasıflı bir hükümdar sayesinde devlet görevlileri hükümdara güvenir ve bu sayede işleri daha doğru ve düzgün bir şekilde icra ederler.

Toplumda devlete karşı güveni artacağı için devlet için çalışması ve hayatlarının refah seviyelerinden ötürü daha mutlu ve huzurlu bir yaşam geçirirler. Sa’di Şirazi de hükümdarlarda bulunması gereken hasletleri bir paragrafta güzel bir şekilde açıklamıştır.

“Yoksulları sevgiyle esirgeyip koruyan hükümdarlar gerçekte kendi ülkelerini korumuş olurlar. Nitekim ülke yöneticileri adaletli davranmaları, iyilikleri ve bağışlamaları halkın güvenliğini ve doğru yolda yürümesini sağlar. Güvenliğin ve doğruluğun egemen olduğu ülkede bayındırlık ve ziraat yaygınlaşır, gelişir. Böyle olursa iyi adlılık, huzur, esenlik ve güvenlik ülkenin her köşesine yerleşir, üretim artar, tahıl bollaşır ve dünyanın her tarafından bolluk ve bereket olur. Tacirler ve değişik amaçlarla yolcuğa çıkan insanlar gelip o bayındırlığı ve bolluğu görmek isterler. Beraberlerinde kumaş, tahıl ve değişik cinslerden mallar getirirler. Ülke ve bütün bölge bayındırlaşır. Ülkenin hazineleri dolup taşar. Askerler ve diğer meslek grupları, bütün halk kesimleri, herkes[1] bolluk ve refah içinde huzurlu bir hayat yaşar. Dünya nimetlerinden herkes bolca payını alır. Bu bayındır ve huzurlu ülkede yaşayanların öteki dünyası da bayındır olur. Ancak bir ülkede bu söylenenlerin tam tersi olursa, karşılığında her şey kötü olur”[2] Sa’di Şirazi’nin yazdığı bu ilk nasihat çok manidardır. Bir ülkenin başındaki hükümdarın hasletlerinin ne kadar düzgün, ahlaklı ve adaletli olursa o kadar memleketin refaha bolluğa ulaşacağını bize net bir şekilde ifade etmektedir. Bu paragraftan yola çıkarak Şirazi’nin ne demek istediğini açmaya çalışacağız. Sultan ile halk arasında nasıl bir bağ olduğunu anlatan özlü bir söz: “Hükümdarlar baş, halkları ise ten gibidir. Tenini dişleriyle paramparça eden baş ne cahil, ne aptal baştır[3].”

KAYNAKLAR

[1] Osman Koca, Bostan ve Gülistan, Beyan Yayınları, İstanbul 2007,s.76

[2] Koca, a.g.e,s.77

[3] Nimet Yıldırım, Hükümdarlara Öğütler, Bilge Kültür Sanat yayınları, İstanbul 2016,s.96

NOT: Recep Harun Gündüç’ün AHBV Üniversitesi Yüksek Lisans ders notlarından derlenmiştir.

KAYNAK: http://www.tercumangazetesi.net/nedir/sirazli-sadi-ye-gore-hukumdarda-bulunmasi-gereken-ozellikler-h3299.html