Oğuz Yabgu Devleti

Oğuz Yabgu devleti, 10. Asrın ilk yarısında müstakil ve güçlü bir devlet konumundaydı.

Mesudi, Oğuzların Türkler’in en savaşçı kolu olduğunu nakleder.

Yine aynı müellif, onların İtil’in çıkış yerlerine yakın bölgelerde kışladıklarını, ırmağın suyu donduktan sonra da üstünden geçerek Hazar ülkesine akınlar yaptıklarını, Hazar kuvvetlerinin ise durduramadığını aktarır.

Bu dönemde Oğuzlar’ın güney komşuları olan Müslümanlar, tarihlerinin en müreffeh günlerini yaşamaktaydılar.

Bu coğrafya Samaniler idaresinde müreffeh duruma ulaşmış, maddi ve manevi anlamda İslam coğrafyasının en gelişmiş bölgelerinden oldu.

Ticaret kervanları Harizm ve Maveraünnehir’de rahatça dolaşmaya başlamıştı.

11. ASIRDA AĞUZ YABGULAR

11.asrın ilk dönemlerinde Kıpçaklar Oğuz Çölünü ve Seyhun’un aşağı taraflarını işgal etmişlerdi.

Kıpçaklar, Oğuzlar’ı sıkıştırarak onların topraklarının önemli kısmını ele geçirmişlerdi.

Oğuz Yabgu devleti bu Kıpçak saldırılarıyla yıkılmıştır.

Bu dağılmaya sebebiyet veren baş unsur, Oğuzlar’ın kendi içlerinde de ayrılığa düştükleri gerçeğidir.

Oğuzlar arasında eskiden bu yana çekişmeler olagelmiştir ve bu durum göçlere sebep olmuştur.

Bu gelişmenin 1002 senesinden önce olduğu tahmin edilmektedir.

Zira Selçuk Bey’in oğullarından İsrail (Arslan) Bey’in bu tarihte Yabgu unvanı taşıdığı bilinen bir durumdur.

Selçuklular’ın Cend taraflarına gelmesi de bu mücadelelerle ilgilidir.

Özetle Kıpçak saldırıları ve iç mücadeleler, Oğuzlar içerisinde bir kısmın göçmesine neden olmuş, böylece onlardan bazıları Cend’e, bazıları Buhara tarafına, bazıları da Güney Rusya’ya göç etmişlerdi.

Reklamlar