1.Gıyâseddin Keyhüsrev’in veliaht ilan edilmesi

II. Kılıçaslan sağlığındayken 1186 yılında ülkesini 11 oğlu arasında paylaştırmış, zamanla yaşlanıp hastalanmaya başlayınca da en küçük oğlu Uluborlu Meliki Gıyâseddin Keyhüsrev’i yanına çağırarak ‘Allah tahtını sağlam kılsın.’ sözleriyle hem dünyadan ayrılma zamanı geldiğini hem de yerine kendisinin geçeceğini, ülkesini halkını ona emanet ettiğini dile getirmiştir.

Vasiyetini oğluna ilettikten sonra devlet idaresi ile ilgili nasihatlerde bulunmuştur. Sonrasında devlet adalarını huzuruna çağırarak küçük oğlu Gıyâseddin’i diğer oğullarından daha ileri olması sebebiyle veliaht tayin ettiğini, onlarında bu karara saygı göstererek biat etmelerini, onun fermanlarına sahip çıkarak tatbik etmelerini buyurmuştur.

Devlet adamları da bu sözlere uyarak II. Kılıçaslan vefatından sonra Gıyâseddin’i saltanat tahtına oturttular. Eğlence meclisi sonrası devlet adamları Gıyâseddin Keyhüsrev’in huzuruna çıkarak kulluk ve bağlılık gereklerini yerine getirdiler. Sultan Kılıçaslan oğluna vezirlik görevinde çok iyi olan Kutluk İnanç Uluğ’u da bırakmıştır.

Gıyâseddin Keyhüsrev’in veliaht tayin edilip sonrasında Sultan ilan edilmesi diğer kardeşlerinde kıskançlık belirtilerini ortaya çıkardı. Ama zaten babaları tarafından bir bölgenin idarecisi meliki görevindeydi. Melikliğini yaptıkları bölgeler şu şekildedir;

  • Sivas-Aksaray: Melikşah Kutbeddin
  • Tokat ve çevresi: Rükneddîn Süleymanşah
  • Niksar-Koyluhisar: Nasreddin Berkyarukşah
  • Amasya: Nizameddin Argunşah
  • Malatya: Muizeddin Kayserşah
  • Elbistan: Mugiseddin Tuğrulşah
  • Kayseri: Nureddin Sultanşah
  • Ankara-Çankırı-Kastamonu-Eskişehir: Muhyiddin Mesud
  • Niğde: Arslanşah
  • Ereğli: Sancarşah
  • Uluborlu-Kütahya: Gıyâseddin Keyhüsrev

Bu bölgelerin melikleri ülke yönetme sevdasıyla kıskançlığa düşerek Tokat Meliki Rükneddîn Süleymanşah huzurunda toplanıp şikâyete başladılar. Gıyâseddin’in yaptıklarının yanlış olduğunu, padişahlığa uymadığını ve ona tuzak kurmayı konuştular.

Rükneddîn Süleymanşah ise doğru olanın onun emirlerine uymak olduğunu ve ona bağlı kalmak olduğunu söyleyerek onları yatıştırarak kendi bölgelerine yolcu etti. Melikler ise hüsrana uğramış ve emellerinden vazgeçmiş olarak ülkelerine geri döndüler. Bu sırada 1192 yılının Ağustos ayında II. Kılıçaslan’ın vefat haberi ve Gıyâseddin Keyhüsrev’in tahta oturduğu haberi gelir.

NOT: İbn Bibi’nin El Avamirü’l-Alaiye Fi’l Umuri’l-Alaiye adlı eserinden Eda Çelik tarafından derlenmiştir.

Reklamlar