UHUD SAVAŞI

23 Mart 625’te Medine’nin kuzeyindeki Uhud Dağı bölgesinde cereyan eden savaşın sebebi, daha önce ki Bedir Savaşıyla bağlantılıdır. Müşrikler, hem Bedir’de ölen elebaşları Ebu Cehil’in ve kendilerinin intikamlarını almak hem de devam eden ekonomik tehditlere son vermek gayesiyle o dönemin ve coğrafyanın şartlarında güçlü bir ordu hazırlayarak, Ebu Süfyan önderliğinde Müslümanlara savaş açtılar.

Bu savaş hakkında Allah Resulü, Bedir’den sonra iman eden ama bunu Mekkelilerden gizleyen ve halen Mekke’de ikamet eden amcası Abbas’tan bilgiler alarak stratejisini inşa etti.

Not: Bu savaşın belirleyici üç önemli karakteri vardır. Bunlar Allah Resulü, Hz. Abbas ve Müşriklerin komutanı Ebu Süfyan’dı. Allah Resulü, sıfırdan Büyük bir İslam Devleti ve toplumu inşa etmiştir. Müşriklerin başında yer alan Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye de, daha sonra Ümeyyeoğulları (Emeviler) Devleti’ni, Müslümanlara bu savaşta bilgi veren Hz. Abbas’ın torunları ise Abbasiler devletini kuracaktır. Bu bile savaşın ne derece ciddi olduğunu ele vermeye bir delildir.

Allah Resulü, savaş esnasında daha sonra okçular tepesi olarak adlandırılacak olan tepeye okçular koyarak düşmanı püskürtmeyi amaçlamıştı. İlk başlarda Müslümanlar lehine giden savaşın seyri, düşman kuvvetlerinin dağıldığını sanan okçuların ganimetlere saldırması neticesinde değişti. Ebu Süfyan, askerlerini tepenin diğer noktasına sevk ederek Müslümanları arkadan çevirtti. Bu hamle sonucunda Müslümanlar dağıldı.

Savaşta Allah Resulü’nün amcası Hz. Hamza başta olmak üzere birçok sahabe şehit düştü. Müşrikler arasında ‘Muhammed öldü’ haberleri yayıldı. Bedir’deki ruhsal üstünlük, bu savaşın sonunda müşriklere geçti.

Reklamlar